Tel : +90 543 585 39 24

DEPRESYON NEDİR?

Depresyon için risk etkenleri nelerdir?

DEPRESYON NEDİR?

Depresyon; ciddi kişisel, ailevi, sosyal ve toplumsal kayıplara yol açabilen, maliyeti çok yüksek olan; buna karşın doğru teşhis ve iyi tedavi ile tedavi başarısı yüksek psikiyatrik bir hastalıktır.

Çökkün duygudurum, ilgi ve istek kaybı önceden zevk veren etkinliklerden eskisi kadar zevk alamama ya da hiçbir konuya ilgi duyamama, enerji azlığı, halsizlik, hareketlilikte genel bir yavaşlama, dikkat, konsantrasyon ve bellek güçlükleri, kişinin kendisi ve çevresiyle ilgili olumsuz algılarının olması şeklinde ortaya çıkar.

Depresyon için risk etkenleri nelerdir?

  • Madde ve alkol kötü kullanımı
  • Kaygı (anksiyete) bozuklukları
  • Kadın olmak
  • Erken ebeveyn kaybı
  • Düşük sosyoekonomik düzey
  • Ayrı yaşama, boşanmış olma
  • İşsizlik: İşsizlik depresyonda risk etkeni olması yanında işte verimliliği azalmasının önemli nedenlerindendir.
  • Daha önce depresyon geçirmiş olma
  • Yakın zamanda önemli yaşam olayları, stres etkenleri
  • Kişilik yapısı
  • Çocukluk döneminde cinsel veya fiziksel kötü davranılma öyküsü
  • Bazı ilaçlar
  • Tıbbi hastalıklar
  • Hormonal değişiklikler

Depresyon Belirtileri Nelerdir?

  • Ümitsizlik, değersizlik ve çaresizlik hisleri
  • Duyguları kontrol edememe
  • Günlük aktivitelere duyulan ilginin azalması
  • İştahta belirgin artış/azalış
  • Kiloda belirgin artış/azalış
  • Uyku düzeninde belirgin değişimler
  • Belirgin öfke ve huzursuzluk
  • Belirgin enerji kaybı
  • Kendinden nefret etme, şiddetli suçluluk duygusu
  • Dikkatsiz davranışlarda artış
  • Odaklanmakta problem
  • Nedeni belli olmayan fiziksel ağrılar

Depresyondaki bazı kişiler yaşadıkları durumu “derin bir boşluk duygusu” şeklinde tanımlarken bazı bireyler ise yaşam ile bağlantıları kopmuş, boş bir duygusuzluk hali şeklinde ifade edebilirler. Özellikle erkeklerde depresyon belirtileri genellikle şiddetli öfke nöbetleri ve huzursuzluk şeklinde olabilirken kadınlarda yoğun hissizlik, yaşamdan zevk alamama şeklinde kendisini gösterebilir.

Depresyona bedensel belirtiler sıklıkla eşlik eder. Çarpıntı, nefes alamama hissi, başta sıkışma hissi, uyuşma ve karıncalanmalar, ağrılar, konversif tarzda bayılmalar tabloya sıklıkla eşlik eder; hatta bunlar doktora geliş nedeni olabilir.

Uyku ve iştahta azalma, düzensizlik veya artma depresyonun öncül belirtileri arasındadır. Gürültüye kalabalığa tahammülsüzlük, küçük şeylere öfkelenme, alınganlık, öfke patlamaları depresyonda sık görülür.

Depresyon ciddi hastalık belirtilerine ve yeti yitimine sebep olduğu gibi, intihar düşüncesi ve girişimine neden olarak ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Depresyon tanısı nasıl konur?

Depresyon psikiyatride iyi tanımlanmış ve sınıflandırılmış bir hastalıktır. Hastadan alınacak iyi bir öykü ile tanı konur. Ayrıca psikologların kullandığı bir depresyon testi bulunmaktadır. 

Depresyon Tedavisi Nasıl Yapılır?

Özellikle son dönemde yapılan araştırmalar, depresyonun yüksek oranda tedavi edilebilen bir rahatsızlık olduğunu göstermiştir. Günümüzde orta dereceli ve şiddetli depresyonun tedavisi için en çok tercih edilen yöntemler antidepresanlar ve psikoterapi uygulamalarıdır. Çoğunlukla iki yöntemin birlikte uygulandığı depresyon tedavilerinde başarı oranının daha yüksek olduğu görülür. 

Son dönemde bu alanda gerçekleştirilen araştırmalar, özellikle depresyonun daha hafif formlarında konuşma terapilerinin en etkili tedavi yöntemi olduğunu gösteriyor. Özellikle bilişsel davranışçı terapi uygulamaları, depresyondaki kişilerin kendilerini depresyona sürükleyen düşünce tarzlarını değiştirmelerine ve pozitif biliş kalıpları oluşturmalarına yardımcı olmaları yönünden en etkili tedavi yöntemleri arasındadır.

Psikoterapi (Konuşma Terapisi)

Depresyonun hafif ve orta şiddetli formlarında en sık tercih edilen tedavi türü psikoterapi uygulamalarıdır. Psikoterapi, her hastanın durumuna ve hastalık şiddetine bağlı olduğundan ne kadar süreceği değişkenlik gösteren, haftada ortalama 1 saatlik seanslar şeklinde uygulanır. Psikoterapi uygulamaları içinde ise en sık kullanılan yöntemleri şu başlıklar altında inceleyebiliriz:

Bilişsel Davranışçı Terapi: İrrasyonel düşünce kalıplarını tespit edip ortadan kaldırmayı amaçlayan kısa süreli bir terapi türüdür.

Kişiler Arası Terapi: Kişiler arası terapi, bireylerin çevreleriyle kurdukları ilişkilerin psikolojik sağlıkları üzerinde büyük etki sahibi olduğu düşüncesi üzerine kuruludur. Kişiler arası terapide psikoterapist depresyondaki bireyin düşünce ve davranış kalıplarını değiştirmesine ve dış ilişkilerini geliştirmesine yardımcı olmaya çalışır.

Psikodinamik Terapi: Kişide depresyonun altında yatan, su yüzüne çıkmamış nedenleri ortaya çıkarmayı amaçlayan, uzun süreli bir psikoterapi türüdür.

EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing): Travmatik anıları ortaya çıkarmayı hedefleyen psikoterapi türüdür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.